Kozinoğlu soruşturmasında gözaltına alınan Doktor Turgay Tamer evinde ölü bulundu
Kaşif Kozinoğlu’nun 2011’de cezaevinde hayatını kaybetmesine ilişkin yeniden yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan doktor Turgay Tamer, Büyükçekmece’deki evinde ölü bulundu. Tamer’in ölümünün ardından soruşturma başlatılırken kesin ölüm nedeni otopsiyle belirlenecek.

İstanbul’da dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine ilişkin yeniden yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan doktor Turgay Tamer, Büyükçekmece’deki evinde ölü bulundu. Yakın zamanda soruşturma kapsamında ifade veren ve ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Tamer’in ölümüyle ilgili inceleme başlatıldı. Kesin ölüm nedeninin yapılacak otopsinin ardından ortaya çıkması bekleniyor.
Turgay Tamer evinde ölü bulundu
Olay, İstanbul’un Büyükçekmece ilçesinde meydana geldi. 66 yaşındaki Turgay Tamer’in evinde hayatını kaybettiği belirlendi. Tamer’in eşi bir süre yurt dışında bulunmasının ardından eve döndüğünde eşine ulaşamayınca durumdan şüphelendi. Eve girilmesinin ardından Tamer’in hareketsiz olduğu fark edildi ve olay sağlık ile güvenlik ekiplerine bildirildi.
İhbar üzerine adrese gelen ekiplerin yaptığı ilk kontrollerde Tamer’in yaşamını yitirdiği belirlendi. Olayın ardından gerekli incelemeler başlatılırken, ölümün kesin nedeninin belirlenmesi için cenaze Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.
Tamer’in ölümüyle ilgili şu aşamada kesinleşmiş bir ölüm nedeni bulunmuyor. Bu nedenle olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin herhangi bir kesin değerlendirme yapmak mümkün değil. Yetkililerin incelemesi ve otopsi sonucunun tamamlanması bekleniyor.
Ölümün, Tamer’in kısa süre önce adının geçtiği soruşturmayla aynı döneme denk gelmesi ise gelişmenin kamuoyunda dikkat çekmesine neden oldu. Ancak mevcut bilgiler, ölüm ile soruşturma arasında doğrudan bir bağlantı bulunduğunu ortaya koymuyor. Bu nedenle kesin sonuçların resmi incelemeler tamamlandıktan sonra değerlendirilmesi gerekiyor.
Kozinoğlu dosyasında adı geçmişti
Turgay Tamer’in adı, eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında cezaevinde yaşamını yitirmesine ilişkin yeniden yürütülen soruşturma kapsamında gündeme geldi.
Kozinoğlu, 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunduğu sırada rahatsızlanmasının ardından hayatını kaybetmişti. Aradan geçen yılların ardından dosyayla ilgili yeni bir inceleme başlatıldı ve olayın farklı yönleriyle yeniden ele alınmasına karar verildi. Soruşturma kapsamında dönemin cezaevi görevlileri, sağlık çalışanları ve olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen çeşitli kişiler hakkında işlemler gerçekleştirildi.
Bu kapsamda Turgay Tamer de 10 Eylül’de gözaltına alınan isimler arasında yer aldı. İfade işlemlerinin tamamlanmasının ardından 14 Eylül’de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Böylece Tamer’in gözaltı süreci ile ölümü arasında yalnızca kısa bir süre bulunuyordu.
Tamer’in gözaltına alınmasının temelinde, Kozinoğlu’nun cezaevindeki son dönemine ilişkin yürütülen soruşturma bulunuyordu. Ancak soruşturmayla ilgili açıklamalarda Tamer’in olay sırasında doğrudan tıbbi müdahalede bulunduğuna ilişkin farklı iddiaların aksine, dönemin cezaevi kampüs doktoru olarak görev yaptığı ve Kozinoğlu’nun durumunun kendisine bildirilmediği belirtildi.
Bu ayrıntı, soruşturmanın kapsamı açısından önem taşıyor. Çünkü Tamer’in görev tanımı ile Kozinoğlu’nun rahatsızlandığı sıradaki olay akışının birbirinden ayrılması gerekiyor. Yetkililerin açıklamasına göre Tamer, Kozinoğlu’nun sağlık durumundaki kötüleşmeden haberdar edilmedi ve bu nedenle kendisine herhangi bir tıbbi müdahalede bulunmadı.
Başsavcılıktan Turgay Tamer açıklaması
Turgay Tamer’in ölümünün ardından soruşturmayla ilgili önemli bir açıklama da yapıldı. Açıklamada Tamer’in Kozinoğlu’nun cezaevinde bulunduğu dönemde kampüs doktoru olarak görev yaptığı belirtildi. Ayrıca kamuoyunda yer alan bazı bilgilerin aksine Tamer’in olay sırasında Adli Tıp doktoru olarak görev yapmadığı ifade edildi.
Açıklamada Tamer’in Kozinoğlu’nun sağlık durumunun kötüleştiğinden haberdar edilmediği ve bu nedenle Kozinoğlu’na herhangi bir tıbbi müdahalede bulunmadığı bildirildi.
Bu bilgi, Tamer’in soruşturmadaki konumunun anlaşılması bakımından öne çıkıyor. Tamer’in isminin soruşturma kapsamında geçmesi, onun Kozinoğlu’nun ölüm anında doğrudan müdahalede bulunan kişi olduğu anlamına gelmiyor. Soruşturmanın amacı, 2011’de yaşanan olayın bütün yönleriyle yeniden değerlendirilmesi ve varsa sorumlulukların ortaya çıkarılması olarak yürütülüyor.
Başsavcılığın açıklamasında ayrıca Tamer’in son döneminde bazı sağlık sorunları bulunduğu ve bu sebeple bir süredir doktorluk mesleğini aktif şekilde yapamadığı bilgisi de yer aldı. Ancak bu durumun ölümün kesin nedeni olduğu yönünde bir değerlendirme yapılmadı. Kesin sonucun tıbbi incelemeler tamamlandıktan sonra ortaya çıkacağı belirtildi.
Dolayısıyla Tamer’in ölümünün nedeni konusunda şu aşamada farklı iddialar üzerinden sonuca varılması doğru değil. Adli incelemenin tamamlanması, olayın aydınlatılması açısından belirleyici olacak.
Ölüm nedeni otopsiyle belirlenecek
Turgay Tamer’in Büyükçekmece’deki evinde hayatını kaybetmesinin ardından cenazesi Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Burada yapılacak incelemeler sonucunda ölümün kesin nedeninin belirlenmesi bekleniyor.
İlk incelemeler sonrasında olayın tüm yönleriyle araştırılması için süreç başlatıldı. Ancak mevcut bilgiler, ölümün nasıl gerçekleştiği konusunda kesin bir sonuç ortaya koymuyor. Bu nedenle otopsi raporu tamamlanmadan ölüm nedeni hakkında kesin ifadeler kullanılması mümkün değil.
Tamer’in bazı sağlık sorunlarının bulunduğu bilgisi de soruşturma kapsamında paylaşıldı. Bazı haberlerde diyabet hastalığına ilişkin bilgi yer alsa da bunun ölümün doğrudan nedeni olduğuna yönelik kesinleşmiş bir açıklama bulunmuyor. Bu ayrım özellikle önem taşıyor. Bir kişinin daha önce sahip olduğu sağlık sorunları ile ölüm nedeni aynı şey olmayabilir. Kesin değerlendirme, uzmanların yapacağı adli ve tıbbi incelemelerin sonucunda yapılacak.
Öte yandan olayın meydana geldiği evde yapılan ilk incelemenin ardından soruşturmanın devam ettiği bildirildi. Olay yeri incelemesi, mevcut deliller ve otopsi sonucunun birlikte değerlendirilmesiyle ölümün niteliğinin netleşmesi bekleniyor.
Tamer’in cenazesinin Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesi de bu nedenle soruşturmanın önemli aşamalarından biri olarak öne çıkıyor. Otopsi sonucunda elde edilecek bulgular, ölümün doğal bir nedenle mi yoksa başka bir durumun etkisiyle mi meydana geldiğinin anlaşılmasına yardımcı olacak.
Kozinoğlu soruşturmasında kapsam genişledi
Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin dosyanın yeniden ele alınmasıyla birlikte soruşturmanın kapsamı da genişledi. Dosya kapsamında farklı dönemlerde çok sayıda kişinin ifadesine başvuruldu ve bazı şüpheliler hakkında tutuklama veya adli kontrol kararları verildi.
Soruşturmanın merkezinde, Kozinoğlu’nun 2011 yılında cezaevinde hayatını kaybetmesine ilişkin olayların yeniden incelenmesi bulunuyor. Aradan uzun yıllar geçmiş olması nedeniyle dosyada dönemin cezaevi koşulları, görevli personelin sorumlulukları, sağlık süreci ve olayın öncesi ile sonrasında yaşanan gelişmeler yeniden değerlendiriliyor.
Soruşturma kapsamında daha önce olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan bazı kişiler hakkında işlem gerçekleştirildi. Daha sonraki aşamalarda ise gazeteciler, sağlık çalışanları ve farklı görevlerde bulunan kişiler de dosyada yer aldı. Bazı şüpheliler tutuklanırken bazıları adli kontrol tedbirleri uygulanarak serbest bırakıldı.
Dosyada yalnızca cezaevi görevlilerinin değil, olayla farklı şekillerde bağlantısı olduğu değerlendirilen kişilerin de incelenmesi dikkat çekti. Soruşturma kapsamında bazı medya ve yapım dünyası çalışanlarının da bilgisine başvurulduğu bildirildi.
Bu kapsamda Pana Film direktörü İhsan Karademir’in de ifadesinin alındığı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı açıklandı. Ayrıca soruşturma çerçevesinde Kurtlar Vadisi dizisiyle bağlantılı bazı isimlerin bilgi sahibi veya tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduğu ve dizinin bazı bölümlerinin de incelemeye alındığı bildirildi.
Soruşturmanın bu kadar geniş bir çerçevede yürütülmesi, 2011’de yaşanan olayın yalnızca cezaevi içindeki sağlık süreciyle sınırlı tutulmadığını gösteriyor. Ancak soruşturma kapsamında adı geçen kişilerin hukuki durumlarının birbirinden farklı olduğu ve her kişi açısından ayrı değerlendirme yapılması gerektiği de önem taşıyor.
Turgay Tamer’in ölümü soruşturmanın ortasında geldi
Turgay Tamer’in ölümü, Kozinoğlu dosyasındaki yeni soruşturmanın devam ettiği bir dönemde gerçekleşti. Tamer’in 10 Eylül’de gözaltına alınması ve 14 Eylül’de adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasının ardından 27 Eylül’de evinde ölü bulunması, zamanlama açısından dikkat çekti.
Ancak zamanlama tek başına olaylar arasında neden-sonuç ilişkisi kurmak için yeterli değil. Şu anda Tamer’in ölümünün soruşturmayla bağlantılı olduğuna ilişkin resmi olarak ortaya konulmuş bir bulgu bulunmuyor. Ölüm nedeninin belirlenmesi ve olayın bütün yönleriyle incelenmesi gerekiyor.
Bu nedenle soruşturmanın bundan sonraki aşamasında otopsi raporu büyük önem taşıyacak. Bunun yanı sıra olay yeri incelemesi, çevredeki güvenlik kamera kayıtları ve gerekli görülmesi halinde diğer adli delillerin değerlendirilmesi bekleniyor.
Tamer’in ölümünün ardından Kozinoğlu soruşturmasının da yeni bir başlıkla gündeme gelmesi kaçınılmaz hale geldi. Ancak dosyada yürütülen soruşturmanın mevcut deliller üzerinden ilerlemesi ve kesinleşmemiş iddiaların gerçek gibi sunulmaması gerekiyor.
Kozinoğlu’nun 2011’deki ölümü yeniden mercek altında
Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesi, yıllar sonra yeniden soruşturma konusu oldu. Yeni süreçte olayın geçmişteki dosyalardan farklı yönleriyle ele alındığı ve kapsamlı bir inceleme yürütüldüğü bildirildi.
Kozinoğlu’nun ölümünün ardından geçen uzun zaman nedeniyle soruşturmanın önemli unsurlarından birini geçmişte yaşanan olayların yeniden değerlendirilmesi oluşturuyor. O dönemde görev yapan kişilerin tespit edilmesi, ifadelerin karşılaştırılması ve mevcut delillerin yeniden incelenmesi soruşturmanın temel başlıkları arasında yer alıyor.
Dosya kapsamında yapılan çalışmalar sonucunda bazı şüpheliler hakkında tutuklama kararları da verildi. Eski Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile dönemin cezaevi savcısı Necip Doğan’ın tutuklanması, soruşturmanın kapsamının ulaştığı noktayı gösteren gelişmeler arasında yer aldı. Bunun yanı sıra eski gazeteci Osman Arslan ile eski istihbaratçı Enver Altaylı hakkında da tutuklama kararları verildiği bildirildi.
Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında eski emniyet müdürü Bayram Özbek hakkında da tutuklama kararı verildi. Böylece dosyada tutuklu bulunan kişilerin sayısının arttığı açıklandı.
Bütün bu gelişmeler, Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin dosyanın uzun yıllar sonra yeniden kapsamlı biçimde ele alındığını ortaya koyuyor. Turgay Tamer’in ölümü ise soruşturmanın devam ettiği sırada meydana gelmesi nedeniyle dosyanın dikkat çeken gelişmelerinden biri oldu.
Kesin sonuç için resmi incelemeler bekleniyor
Turgay Tamer’in ölümüyle ilgili en önemli soru, ölüm nedeninin ne olduğu. Bu sorunun yanıtı ise şu aşamada bilinmiyor. Adli Tıp Kurumu tarafından gerçekleştirilecek incelemenin ardından hazırlanacak rapor, soruşturmanın yönünü belirleyebilecek temel unsurlardan biri olacak.
Tamer’in geçmişte bazı sağlık sorunları yaşadığı bilgisi bulunmasına rağmen, bu durumun ölümün nedeni olduğu sonucuna şimdiden ulaşmak mümkün değil. Aynı şekilde olayın şüpheli olduğuna ilişkin değerlendirmeler ile kesinleşmiş adli sonuçların birbirinden ayrılması gerekiyor.
Yetkililer tarafından yapılacak açıklamalar ve otopsi sonucunun ardından olayın daha net bir çerçeveye oturması bekleniyor. Eğer incelemeler sonucunda farklı bir bulgu ortaya çıkarsa soruşturmanın kapsamı buna göre genişleyebilecek.
Şimdilik kesinleşen bilgiler; Turgay Tamer’in Büyükçekmece’deki evinde ölü bulunduğu, kısa süre önce Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alındığı, 14 Eylül’de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı ve ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla cenazesinin Adli Tıp Kurumu’na gönderildiği yönünde.
Kozinoğlu’nun 2011 yılında cezaevinde hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma ise devam ediyor. Turgay Tamer’in ölümüyle birlikte dosyanın yeni bir boyut kazanıp kazanmayacağı, yapılacak adli incelemelerin ardından netleşecek.
Bu aşamada hem Tamer’in ölümüne hem de Kozinoğlu dosyasındaki diğer gelişmelere ilişkin değerlendirmelerin resmi soruşturma sonuçları üzerinden yapılması bekleniyor. Özellikle ölüm nedeni konusunda otopsi raporunun açıklanması, kamuoyundaki soru işaretlerinin giderilmesi açısından belirleyici olacak.