Özgür Özel: İBB Davası Üç Ay Ertelenmek İsteniyor
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi yolsuzluk davasının üç ay ertelenmek istendiğini belirterek derhal yargılama, tutuksuz yargılama ve canlı yayın taleplerini dile getirdi. Ekrem İmamoğlu’nun neredeyse bir yıldır devam eden tutukluluğu ve 402 sanıklı dava süreci, adalet beklentilerini yeniden gündeme taşıyor.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ilgili yürütülen yolsuzluk davasında önemli bir gelişmeye dikkat çekmiştir. Dava takviminin öngörülen tarihte başlamayabileceğini ve mahkeme salonu inşası gerekçesiyle üç aylık bir erteleme planlandığını ifade etmiştir. Bu iddia, sürecin şeffaflığı ve hızı konusunda kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştır.

Erteleme İddiasının Detayları
Özel, erteleme girişimini doğrudan bir kumpas olarak değerlendirmiş ve buna karşı net bir tutum ortaya koymuştur. Mahkeme salonunun hazırlıklarının yetersiz kalacağı öne sürülerek haziran ayına kaydırılmak istenen duruşmanın, planlanan 9 Mart tarihinde mutlaka başlaması gerektiğini vurgulamıştır. Bu yaklaşım, yargılamanın geciktirilmesinin adil yargılanma hakkını zedeleyebileceği endişesini taşımaktadır.
Partisinin İstanbul genelindeki mitinglerinin sonuncusunu Ataşehir’de gerçekleştiren Özel, konuşmasında dava sürecindeki gelişmeleri detaylı biçimde ele almıştır. Özgürlük ve erken seçim taleplerini dile getiren lider, yargılamanın başlamasının uzun süre beklendiğini hatırlatmıştır. İddianamenin kabulünden sonra yaşanan belirsizliklerin giderilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Davanın 9 Mart’ta başlaması halinde, Ekrem İmamoğlu’nun 23 Mart 2025 tarihinde tutuklanmasından bu yana geçen sürenin neredeyse bir yıla ulaşacağı dikkat çekmektedir. Bu uzun tutukluluk dönemi, sürecin bütün yönleriyle değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır.
Tutukluluk Süreci ve Dava Takvimi
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen dava, 402 sanığı kapsamaktadır. Bu sanıklar arasında 105 kişi tutuklu bulunurken, 170 kişi adli kontrol altında, 7 kişi ise yakalama emriyle aranmaktadır. Ekrem İmamoğlu, suç örgütü liderliği iddiasıyla 2 bin 430 yıla kadar hapis cezası talep edilen isimlerin başında yer almaktadır.
İddianamenin Kapsamı ve Teknik Detaylar
3 bin 800 sayfalık iddianame, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanmıştır. Mahkemece hazırlanan yargılama hedef süre formunda, davanın azami 4 bin 600 günde yani yaklaşık 12 yıl 6 ayda tamamlanmasının hedeflendiği ancak taraflardan kaynaklanan nedenlerle bu sürenin uzayabileceği belirtilmiştir. Bu uzun süre, yargılamanın karmaşık yapısını ortaya koymaktadır.
Özel, konuşmasında iddianamenin yetersiz kaldığını ve boş çıktığını ifade ederek savunma tarafının hazırlıklarını tamamladığını vurgulamıştır. Kanıtların mahkeme huzurunda sunulacağını ve aklanmanın millet önünde gerçekleşeceğini dile getirmiştir.
Erteleme durumunda masum kişilerin ek üç ay daha tutuklu kalmasının kabul edilemez olduğunu belirten Özel, bu durumun gök kubbeyi tepelerine yıkacaklarını söyleyerek güçlü bir uyarıda bulunmuştur. Yargılamanın derhal başlaması gerektiğini tekrarlamıştır.
Yasal Talepler ve Adalet Beklentileri
Tutuksuz yargılama talebi, sürecin en kritik unsurlarından biri olarak öne çıkmaktadır. Özel, en azından ev hapsi uygulamasının değerlendirilmesini ve kimsenin yargıdaki gecikme nedeniyle ilave ceza çekmemesi gerektiğini savunmuştur. Bu talep, adalet duygusunun korunması açısından önem taşımaktadır.
Canlı Yayın ve Şeffaflık Çağrısı
Televizyondan canlı yayın talebi de dikkat çeken bir başka husustur. Özel, “biz kendimize güveniyoruz” diyerek yargılamanın şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşılmasını istemiştir. Bu yaklaşım, sürecin güvenilirliğini artırabilecek bir adım olarak değerlendirilmektedir.
Davanın yanı sıra iddianamenin 258’inci sayfasında yer alan bir husus ayrı bir önem taşımaktadır. Seçim sandık verilerinin Cumhuriyet Halk Partisi tüzel kişiliğinden usulsüz yayıldığı iddiasıyla Anayasa’nın 68 ve 69’uncu maddeleri ile 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu kapsamında gereğinin takdiri için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulmuştur. Bu bildirim, ayrı bir kapatma davası sürecinin başlangıcı niteliği taşımaktadır.
Siyasi Boyut ve Parti Süreci
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, bu bildirim doğrultusunda Anayasa Mahkemesi’nde kapatma davası açıp açmama konusunda karar verme yetkisine sahiptir. İBB davasından bağımsız olarak ilerleyebilecek bu süreç, siyasi arenada geniş tartışmalara yol açmaktadır.
Ekrem İmamoğlu, yolsuzluk davasının dışında casusluk ve hakaret gibi farklı soruşturma ve yargılamalarla da karşı karşıya bulunmaktadır. Bu çoklu hukuki süreçler, genel tabloyu daha da karmaşık hale getirmektedir.
Toplumsal Etkiler ve Kamuoyu Tepkisi
Mitinglerde dile getirilen özgürlük talepleri, geniş kesimlerde yankı bulmuştur. Tutuklu bir belediye başkanının durumunun adalet sistemi üzerindeki etkisi, toplumun farklı kesimlerince yakından takip edilmektedir.
Yargılamanın başlaması halinde sanıkların savunmalarını mahkeme huzurunda yapma imkanı bulacağı belirtilmiştir. Bu fırsat, iddialara yanıt verilmesi açısından kritik öneme sahiptir.
Gelecek Adımlar ve Süreç Yönetimi
Erteleme girişiminin gerçekleşmemesi halinde dava takvimi 9 Mart itibarıyla işlemeye başlayacaktır. Aksi takdirde haziran ayına kayma ihtimali, sürecin uzamasını beraberinde getirebilecektir.
Adli Kontrol ve Tutukluluk Dengesi
105 tutuklu sanığın bulunduğu davada adli kontrol uygulamasının genişletilmesi önerileri, hukuki tartışmalarda yer almaktadır. Bu denge, hem kamu güvenliğini hem de bireysel hakları gözeten bir yaklaşım gerektirmektedir.
Özel’in Ataşehir mitingindeki konuşması, sadece dava takvimiyle sınırlı kalmamış, genel adalet reformu beklentilerini de içermiştir. Sürecin hızlandırılması çağrıları, benzer davalar için emsal oluşturabilecek niteliktedir.
Yargılama hedef süresinin 4 bin 600 gün olarak belirlenmesi, davanın uzun soluklu olabileceğini göstermektedir. Tarafların katkılarının bu süreyi etkileyebileceği vurgulanmıştır.
Kanıt Sunumu ve Savunma Stratejisi
Savunma tarafının kanıtlarını sunmaya hazır olduğu belirtilmiştir. Millet önünde aklanma beklentisi, sürecin toplumsal boyutunu güçlendirmektedir.
Erken Seçim ve Özgürlük Talepleri
Mitinglerin temel gündem maddelerinden biri olan erken seçim çağrısı, dava süreciyle paralel biçimde ilerlemektedir. Özgürlük talepleriyle birleşen bu çağrılar, siyasi gündemi şekillendirmeye devam etmektedir.
Sonuç olarak, Özgür Özel’in dile getirdiği erteleme iddiası ve buna bağlı talepler, İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasının seyrini yakından etkileyecek niteliktedir. 402 sanıklı süreçte şeffaflık, hız ve tutuksuz yargılama beklentileri, önümüzdeki dönemde daha yoğun biçimde tartışılacaktır. Kamuoyu, yargılamanın planlanan tarihte başlamasını ve adaletin en kısa sürede tecelli etmesini beklemektedir. Bu gelişmeler, hukuki ve siyasi açıdan önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirilmektedir.