Ramazan’da yer sofrası siyaseti ve din üzerinden oy avcılığı
Her Ramazan aynı tablo: Siyasetçiler vatandaş evlerine misafir oluyor, kameralar yerde kurulan sofraları kaydediyor. Peki bu olayın perde arkasında yaşananlar?
Ramazan ayı her yıl olduğu gibi bu yıl da siyasi iktidarın tam anlamıyla yıkılmıştı. Oruç tutanların sahura kalktığı, iftar sofralarının kalabalıklaştığı bu mübarek ayda siyaset dünyasında da alışılmış reflekslerini sergilemeye koyuldu. Ancak son günlerde yaşananlar bir gelişme gösterdi, bu alışkanlık sosyal medyada ve kamuoyunda yeniden tartışmaya yol açtı. Konu yalnızca bir sofra ya da bir bayrak değil; Yıllardır süregelen, sistemli biçimde uygulanmış ve onun defasında benzer bir senaryo izleyen bir siyasi ritüelin ta kendisiydi.
Elazığ’dan Yükselen Ses
Çalışma Bakanı Vedat Işıkhan’ın Elazığ’da bir vatandaş evinde iftar ziyareti gerçekleştirildi, Ramazan sezonunun ilk tartışma fitilini ateşledi. Mütevazı bir evin salonunda, kadınlı erkekli bir aile ile birlikte yerde kurulmuş sofrada oturan Işıkhan’ın hemen değiştirdiği iki metrelik bir parti afişi asılmıştı. Afişte iktidar partisinin genel başkanına ait bir fotoğraf ve “Niyetimiz bir, inancımız bir, yolumuz bir” yazısını yazıyordu. Bu görüntü, bir iftarın ötesinde doğrudan iktidar propagandasına hizmet eden bir sahneye dönüşmüştü. Sosyal medyayla ilgili söz konusu oranlar kısa sürede viral hale gelirken, yoğunluk hızla yoğun bir tartışma zeminine taşındı.
Yer Sofrasının Perde Arkası
Bu tür ziyaretlerin sıradan bir misafirlik olmadığı, aksine oldukça titiz bir hazırlık süreci ürününün uzun süre saklandığı kayıtlıdır. Gidilecek hanelerin belirlenmesi için önce il ve ilçelere ulaşılabilir, güvenilir partili sistemler listelenir. Yalnızca bu da yetmezlik; kişilerin siyasi sağlamlığını teyit etmek amacıyla ayrıca bir güvenlik araştırması yapılıyor. Tüm bunlar netleşince aileye haber salınır ve yemeklerin karşı tarafça temin edeceği, sofranın ise mutlaka yerde kurulacağı bildirilir. Evde yer sofrasına uygun takımlar yoksa bu ihtiyaç da dışarıdan karşılanır. Ziyaret öncesinde negatif etkiler alınır, tatlılar götürülür; Daha sonra propaganda afişi kaydedilir ve sahne hazır hale gelir.
23. Ramazan’da Aynı Tablo
İktidarın 23. Ramazan’ını geçirdiği bu dönemde, her yıl yinelenen bu siyasi ritüelin devam ettiği pek fazla bir şeyin dikkat edilmediği görülüyor. Muhallefet çevrelerinden ve bağımsız insanlardan yükselen eleştiriler, bu tür ziyaretlerin dini bir vecibeyle değil, seçim hesaplarıyla şekillendiği yöndedir. Sofradaki menü de kayda değer bir değere özen göstermek: Mercimek çorbası, döner, pilav, salata, ayran ve meyve. Kamuoyunda ise asıl merak edilen konu, siyasetçilerin bu sofralarda gerçekten oruç tutmadığı, ya da kısa süre sonra başka bir iftardan geçmemeleridir.
Din Ticareti Tartışması Yeniden Alevlendi
Ramazan yoğunlaşan bu tür siyasi olaylar, “din üzerinden oy toplama” tartışmasını her yıl yeniden alevlendiriyor. Siyaset bilimciler, dini değerlerin seçim değişikliklerinin araçsallaştırılmasının yalnızca bir partiye özgü olmadığını, ancak iktidardaki bu çalışmaların varlığını büyük ölçüde genişlettiğini vurgulamaktadır. Osman Bölükbaşı gibi devam eden siyaset geleneğinden gelen isimlerin yıllar öncesinden dile getirdiği “din ticareti” biçimi, onlarca yıl sonra bugün mevcut güncelliğini koruyan bir tartışmanın devam ettiğine işaret ediyor. Ramazan ayı, bu tartışmanın her yıl en yüksek sesle 30 günlük süreç olmayı sürdürmesini sağladı.