Sıcak bir akşamüstü İstanbul’un en dinamik semtlerinden birinde olağanüstü bir enerji birikiyordu. Meydan, her yaştan vatandaşla dolup taşarken rengarenk bayraklar dalgalanıyor, coşkulu sloganlar havayı inletiyordu. Siyasi sahnede uzun zamandır konuşulan bir etkinlik için hazırlıklar tamamlanmıştı. Lider kürsüye yaklaştığında alkış tufanı koptu ve beklenti zirveye ulaştı. Bu buluşmanın perde arkasında neler vardı, hangi tarihi anılara atıf yapılacak, hangi güçlü çağrılar duyulacaktı? Tüm gözler sahnedeydi ve heyecan giderek artıyordu.
Bu özel buluşma, adalet ve demokrasi temalı bölge mitinglerinin ilk durağı olarak dikkat çekiyordu. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, binlerce kişiye hitap ederken salonu adeta büyüledi. Konuşmasının ilk dakikalarından itibaren kalabalık sessizliğe büründü ve her kelimeyi büyük bir dikkatle dinledi. Tam 343 gün öncesine uzanan kritik bir süreçten bahsedildi. Birilerinin İstanbul’un yönetimini kendi iradesiyle belirleme çabası sert bir dille eleştirildi. Kendisine üç aylık hapis cezası verildiği halde evine polisin uğramadığı, ceza kesinleştiğinde ise telefonla çağrıldığı, koğuş arkadaşının önceden belirlendiği ve her gün yüzlerce ziyaretçiyi kabul ettiği belirtilen bir kişinin karşı karşıya kaldığı suçlamalar kopyala yapıştır yöntemiyle hazırlandığı ve tarihin en büyük iftirası olarak nitelendirildi.
Özel’in sesi meydanda yankılanırken 343 gün boyunca hiçbir iddianın ispat edilemediğine vurgu yapıldı. Teröre yardım, ajanlık gibi ağır ithamlar ortaya atılmış ancak hepsi yalan çıkmıştı. Kasalarda para olduğu söylentileri bile mühürle çürütülmüştü. Sabah saatlerinde yapılan değerlendirmenin ardından bunun bir darbe girişimi olduğu sonucuna varıldığı ve sembol niteliğindeki Saraçhane’nin asla teslim edilemeyeceği kararı alındığı anlatıldı. Hep birlikte oraya çağrı yapılmış, bariyerler yıkılmış ve İstanbul Üniversitesi’nin köklü geleneğine sahip çıkılmıştı. Yedi gün yedi gece süren direniş sırasında katılım 110 binden başlayıp 23 Mart akşamı 550 bine ulaşmıştı. 26’sında kayyum atamaya cesaret edilememişti. Bu direnişin bir devrin kapandığını ve vatan evlatlarının devrinin başladığını simgelediği güçlü bir şekilde ifade edildi.
Konuşma ilerledikçe ülkeyi yönetenlerin ramazan gibi mübarek günlerde meydanı dolduran insanların yüzüne bakamayacak halde olduğu dile getirildi. Memleket derdini konuşamaz, emeğin hakkını veremez, gençlerin hayallerini yabancı diyarlarda kurmak zorunda bırakır duruma gelindiği belirtildi. 9 Mart’ın büyük bir umutla beklendiği, herkesi sözünün arkasında durmaya davet ettiği vurgulandı. İddianameden bir sonuç çıkacağını sananların büyük yanılgı içinde olduğu, kanun teklifinin oy alamadığı hatırlatıldı. Özel, buradan hem Devlet Bey’e hem de Tayyip Bey’e seslenerek canlı yayın çağrısı yaptı. Tutuksuz yargılamanın başlamasını ve milletin iddiayı da cevabı da doğrudan duymasını istedi. Meydan bu çağrıyla bir kez daha inledi.
Mitingin Coşkusu ve Katılımın Önemi
Bakırköy meydanı o akşam adeta bir demokrasi şölenine dönüştü. Binlerce kişi saatler öncesinden yerini almış, aileler çocuklarıyla birlikte gelmiş, gençler sloganlarla sesini duyurmuştu. Bu ilk bölge mitinginin adalet arayışında yeni bir milat olacağı daha ilk dakikalardan anlaşılıyordu. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de kürsüye çıkarak önemli bir görevi üstlendi. Tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Silivri Zindanı’ndan kaleme aldığı mesajı okudu. Mesajın her satırı büyük bir dikkatle dinlendi ve meydandan alkışlarla karşılandı.
İmamoğlu mesajında Bakırköy’ün güzel insanlarını, mert ve cesur hemşerilerini, hanımefendileri, beyefendileri, koca yürekli çocukları ve başı dik gençleri saygı ve sevgiyle selamladı. Göreve geldikleri günden beri İstanbul’un her ilçesine eşit hizmet götürdüklerini, Bakırköy’ün ulaşım, sosyal destek, yeşil alan ve altyapı sorunlarını tek tek çözdüklerini belirtti. Ataköy-İkitelli metro hattının açıldığını, Bakırköy-Bahçelievler-Kirazlı metro hattının hizmete sunulduğunu hatırlattı. Bu hattın yapım maliyetinin 2019 Mayıs ayında değiştirilen mevzuatla kısa sürede belediyeden kesildiğini, araçların da belediye tarafından alındığını açıkladı.
Bakırköy’e Kazandırılan Önemli Hizmetler
Mesajda Bakırköy özelinde somut projeler de tek tek sıralandı. Dört kreş kazanıldığı, iki yeni kreşin yapımının devam ettiği belirtildi. Ayamama Deresi ıslah edilerek Ayamama Yaşam Vadisi kurulduğu ve böylece tam 1 milyon metrekare yeşil alan kazandırıldığı paylaşıldı. Florya Su Sporları Merkezi’nin açıldığı, Cumhuriyet Meydanı’nın düzenlendiği, Baruthane’nin restore edilerek müze, kütüphane, kafe ve sosyal mekanlardan oluşan bir yaşam alanına dönüştürüldüğü anlatıldı. Kentsel dönüşüm kapsamında KİPTAŞ Bakırköy İş Bankası Mensupları Sitesi’nin tamamlanacağı, Ayamama Yaşam Vadisi’nin 1. etap 2. kısmının çalışmaları sürdüğü ifade edildi.
İmamoğlu şartlar ne olursa olsun çalışmaya ve üretmeye devam edeceklerini, azim ve kararlılıklarını vatan, millet ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk sevgisinden aldıklarını vurguladı. Birlikte mücadele edemeyenlerin millete hesap veremeyeceğini, toplumsal birliğin sağlanması gerektiğini, büyük bir buluşmanın ve uzlaşmanın zorunlu olduğunu söyledi. Uzlaşmanın pusulasının milletin sağduyusu ve vicdanı olduğunu belirtti. Seçimlerin adil yapılmasının sorumluluğunu herkesin taşıması gerektiğini, milletin iradesinin baskıdan arınmış şekilde sandığa yansıması gerektiğini hatırlattı. Bir pazar günü milletin sandığa coşkuyla, sevgiyle, sulh içinde gideceğini, memleketi karanlıktan çıkarıp insanca ve hakça bir düzen kuracağını, adalete, hürriyete, refaha ve berekete, birlik ve kardeşliğe ulaşılacağını, hakkın yerini bulacağını ve her şeyin çok güzel olacağını müjdeledi. Mesaj Silivri Zindanı’ndan imzalanmıştı ve meydan bu satırlarla yeniden dalgalandı.
Saraçhane Direnişinin Mirası ve Yeni Dönem
Özgür Özel konuşmasında Saraçhane’deki yedi gün yedi geceyi detaylarıyla aktarırken o günlerin bir milat olduğunu bir kez daha hatırlattı. 110 bin kişilik başlangıçtan 550 bin kişilik zirveye ulaşan katılımın gücünü vurguladı. Bakan evlatlarının değil vatan evlatlarının devrinin başladığını ilan etti. Bu direnişin sadece bir ilçenin değil tüm memleketin geleceğini şekillendirdiğini belirtti. Kalabalık bu anlatımla duygusal anlar yaşadı, sık sık alkış ve tezahüratlarla destek verdi. Miting boyunca güvenlik önlemleri titizlikle alınmış, hiçbir olumsuzluk yaşanmamıştı. Katılımcılar arasında yaşlılardan gençlere, kadınlardan çocuklara kadar geniş bir kesim yer alıyordu. Herkesin yüzünde umut ve kararlılık ifadesi hakimdi.
Geleceğe Dair Güçlü Çağrılar
Etkinlik boyunca 9 Mart vurgusu sıkça tekrarlandı. Herkesin sözünün arkasında durması gerektiği, iddianameden sonuç bekleyenlerin yanılgıya düştüğü bir kez daha dile getirildi. Canlı yayın talebi ve tutuksuz yargılama çağrısı meydanda büyük yankı buldu. Bu çağrılar sadece o an için değil uzun vadeli siyasi mücadele için de yol gösterici nitelikteydi. Bakırköy mitingi aynı zamanda yerel yönetimlerdeki başarıların ulusal ölçekte nasıl örnek teşkil ettiğini de gözler önüne seriyordu. Metro hatlarından kreşlere, yeşil alanlardan kentsel dönüşüme kadar her proje somut başarı hikâyeleri olarak anlatıldı. Bu hizmetlerin kesintisiz devam edeceği, şartlar ne olursa olsun üretimin süreceği güvencesi verildi.
Meydanın coşkusu gece ilerledikçe de azalmadı. Konuşmalar bittikten sonra da katılımcılar gruplar halinde sohbet etmeye, sloganlar atmaya devam etti. Bu ilk bölge mitinginin sonraki duraklar için de ilham kaynağı olacağı açıktı. Adalet ve demokrasi arayışında yeni bir sayfa açılmıştı. Binlerce kişinin bir araya gelmesi, ortak bir iradenin varlığını bir kez daha kanıtlıyordu. Özgür Özel’in her cümlesi, İmamoğlu’nun her satırı bu iradeyi güçlendiriyordu. Bakırköy o akşam sadece bir ilçe meydanı olmaktan çıkıp memleketin geleceğine dair umutların buluştuğu bir arena haline gelmişti.
Etkinliğin sonunda herkesin aklında aynı soru vardı: Bu coşku ve kararlılık sonraki mitinglerde de sürecek mi? 9 Mart’a giden yolda neler yaşanacak? Canlı yayın çağrısına yanıt verilecek mi? Tutuksuz yargılama süreci başlayacak mı? Tüm bu sorulara yanıtlar zamanla netleşecekti. Ancak o akşam Bakırköy’de yaşananlar, siyasi tarihe önemli bir not düşmüştü. Binlerce kişinin bir araya gelerek gösterdiği birlik ve beraberlik, adalet arayışının ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha ortaya koymuştu. Bu miting sadece bir başlangıçtı ve önümüzdeki günlerde benzer buluşmaların artarak devam edeceği beklentisi yüksekti.
Siyasi gözlemciler de bu etkinliği yakından takip etti. Katılımın yüksekliği, konuşmaların içeriği ve mesajların netliği dikkat çekici bulundu. Özellikle Saraçhane direnişine yapılan atıflar ve Bakırköy’deki somut hizmet örnekleri, yerel başarıların ulusal mücadeleye nasıl katkı sağladığını gösteriyordu. Gençlerin yoğun ilgisi, kadınların coşkusu ve her yaştan vatandaşın katılımı geleceğe dair umutları artırıyordu. Mitingin düzenleniş şekli, organizasyonun titizliği ve güvenliğin sorunsuzluğu da övgüyle karşılandı.
Bu buluşma aynı zamanda birlik ve beraberlik mesajlarıyla doluydu. Farklı görüşlerden insanların aynı meydanda bir araya gelmesi, ortak hedefler etrafında kenetlenmesi önemliydi. Uzlaşma çağrıları, sağduyu ve vicdan vurguları kalıcı bir etki bıraktı. Herkesin sandığa coşkuyla gideceği, karanlığın yerini aydınlığın alacağı umudu güçlenmişti. Bakırköy’de başlayan bu süreç, memleketin dört bir yanına yayılacak gibi görünüyordu.
Sonuç olarak Özgür Özel’in konuşması ve İmamoğlu’nun mesajı o akşam binlerce kalbe dokundu. Adalet ve demokrasi mücadelesinde yeni bir aşama kaydedildi. Bakırköy meydanı bu tarihi ana tanıklık ederken gelecek günlere dair güçlü işaretler verdi. Coşku, kararlılık ve umut dolu bu mitingin yankıları uzun süre devam edecek.





