Gezi Parkı eylemleri sırasında kırmızı elbisesiyle dikkat çeken kadın figürü ülke gündemini uzun süre meşgul etmişti. Bu ikonik görüntü birçok kişi tarafından protestoların sembolü olarak kabul edildi. Olayın ardından başlatılan hukuki süreçler yıllarca sürdü. Anayasa Mahkemesi başvurusu sonuçsuz kalınca dosya uluslararası mahkemeye taşındı. Bugün açıklanan karar birçok kesimde farklı yorumlara yol açtı.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kırmızılı Kadın kararıyla ilgili süreç 2013 yılındaki protestolara dayanıyor. Görüntülerin yayılmasıyla kamuoyu büyük tepki göstermişti. Polis müdahalesinin niteliği uzun süre tartışıldı. Yerel mahkemelerde verilen cezalar yetersiz bulundu. Bu nedenle bireysel başvuru yoluyla uluslararası yargı devreye girdi.

AİHM’in Hak İhlali Tespiti ve Gerekçeleri
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kırmızılı Kadın davasında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin üçüncü maddesinin ihlal edildiğine hükmetti. Mahkeme polis memuru F.Z.’nin Ceyda Sungur’un yüzüne yakın mesafeden biber gazı sıkmasını insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele olarak değerlendirdi. Yerel mahkemenin verdiği cezanın caydırıcı nitelikte olmadığı belirtildi. Kararda Türkiye’nin etkili soruşturma yükümlülüğünü yerine getirmediği vurgulandı. Bu tespit Gezi Parkı olaylarındaki müdahalelerin hukuki boyutunu bir kez daha öne çıkardı.
Ceyda Sungur 2019 yılında Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuş ancak hak ihlali bulunmamıştı. Yüksek mahkeme cezanın yeterli olduğunu hükmetmişti. Bunun üzerine dosya AİHM’e taşındı. Uluslararası mahkeme bugün yani 17 Mart 2026 tarihinde kararını açıkladı. Gerekçelerde biber gazının kullanım şekli ve mesafesi özel olarak incelendi. Mahkeme Türkiye’yi sorumlu tutarak tazminat ödemeye mahkum etti.
AİHM Kırmızılı Kadın kararıyla ilgili olarak polis memuruna verilen 10 ay hapis cezasının hükmünün açıklanmasının geri bırakıldığını hatırlattı. Ayrıca fidan dikme yükümlülüğünün yerine getirilmesiyle dosyanın kapatıldığına işaret etti. 2023 yılında hükmün tamamen iptal edildiği de kararda yer aldı. Bu gelişmeler cezanın etkinliğini sorgulanır hale getirdi. Mahkeme insan hakları standartlarına göre değerlendirme yaptı.
Tazminat Kararı ve Türkiye’nin Yükümlülükleri
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Ceyda Sungur’a manevi zararlar için 6 bin 500 euro ve masraflar ile giderler için 5 bin 400 euro ödenmesine karar verdi. Toplam tazminat miktarı 11 bin 900 euro olarak belirlendi. Türkiye bu ödemeyi gerçekleştirmekle yükümlü kılındı. Karar aynı zamanda para cezası niteliği taşıyor. Bu yükümlülük uluslararası hukuki sorumluluğu bir kez daha gündeme getirdi.
Kırmızılı Kadın olarak bilinen Ceyda Sungur olay sırasında herhangi bir saldırıda bulunmadığını ve barışçıl şekilde protestoya katıldığını savunmuştu. Görüntüler ülke çapında infial yaratmıştı. İçişleri Bakanlığı disiplin soruşturması başlatmış ve uyarı cezası vermişti. 2014 yılında görevi kötüye kullanma suçundan iddianame hazırlanmıştı. 2015’te kasten yaralama suçundan ceza verilmiş ancak uygulamada sınırlı kalmıştı. Bu aşamalar AİHM tarafından yetersiz bulundu.

AİHM’den Kırmızılı Kadın kararı kamuoyunda adalet beklentilerini artırdı. Karar Gezi Parkı protestolarıyla ilgili diğer davalara emsal oluşturabilir. Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden kaynaklanan yükümlülükleri bir kez daha hatırlatıldı. Konuyla ilgili tartışmalar önümüzdeki günlerde de devam edecek. Gelişmeler yakından takip edilmektedir.
17 Mart 2026 ve saat 17:13 itibarıyla konu ile ilgili önemli bilgiler makalenin aşağısında tablo halinde verilmiştir.
| Olay Tarihi | Mayıs 2013 Gezi Parkı protestoları |
|---|---|
| Davacı | Ceyda Sungur (Kırmızılı Kadın) |
| Sanık Polis | F.Z. |
| Yerel Mahkeme Kararı | 10 ay hapis (hükmün açıklanması geri bırakıldı) + 300 fidan dikme |
| AYM Kararı | 2019 – Hak ihlali yok |
| AİHM Kararı | 17 Mart 2026 – Madde 3 ihlali |
| Tazminat | Manevi zarar 6.500 € + Masraf 5.400 € = Toplam 11.900 € |
| Ek Gelişme | 2023 – Hüküm tamamen iptal edildi |

