Jannah Theme License is not validated, Go to the theme options page to validate the license, You need a single license for each domain name.
Eğitim Haberleri

Öğrenci Fişleme Yaşı 6’ya İndi

Okullarda fişleme uygulaması ilkokul birinci sınıfa kadar indi. Psikolojik tedavi gören 6 yaşındaki çocuklar bile listelenirken gelecekteki meslek hayalleri tehlikeye giriyor. Velilerin endişeleri uzman uyarıları ve sistemdeki eksikliklerle ilgili tüm gerçekler makalede aşamalı olarak ele alınıyor.

Eğitim sisteminde yaşanan gelişmeler son dönemde toplumun her kesimini derinden etkilemektedir. Özellikle genç nesillerin geleceğini şekillendiren kararlar büyük önem taşımaktadır. Bazı uygulamalar adalet ve eşitlik ilkelerini sorgulatırken veliler çocuklarının haklarını korumak için çaba göstermektedir. Bu süreçte psikolojik destek alan öğrenciler özel bir dikkat gerektirmektedir.

Kamuoyunda tartışılan olaylar eğitim kurumlarının sorumluluklarını yeniden gündeme getirmektedir. Genel olarak sistemin işleyişi uzun vadeli etkiler yaratmaktadır. Bu tür uygulamalar gençlerin motivasyonunu doğrudan etkileyebilmektedir.

Türkiye’de fişleme kavramı uzun yıllar boyunca tarihsel bir yük olarak hatırlanmıştır. Ancak son dönemde bu uygulama eğitim kurumlarına kadar inmiş durumdadır. Psikolojik tedavi gören öğrencilerle ilgili listeler hazırlanması birçok velide endişe yaratmaktadır. Bu süreç özellikle ilkokul çağındaki çocukları kapsamaya başlamıştır. Yetkililerin acil bildirim talepleri hızlı bir şekilde yayılmıştır. Veliler çocuklarının geleceğini merak etmekte ve olası sonuçları değerlendirmektedir. Eğitimdeki bu değişim geniş kesimlerde tartışma konusu olmaktadır.

Psikiyatrik destek alan öğrencilerin kayıt altına alınması yeni bir uygulama olarak öne çıkmaktadır. Bazı ilçelerde okullara yönelik çağrılar yapılmış ve listeler istenmiştir. Bu talep sonrası veliler endişeyle aramalar gerçekleştirmiştir. Çocukların kariyer planları üzerinde olumsuz etkiler oluşabileceği belirtilmektedir. Sistemdeki rehberlik eksiklikleri de bu süreci zorlaştırmaktadır. Genel olarak uygulamalar eşitlik ilkesini test etmektedir. Veliler ve uzmanlar bu konuda net açıklamalar beklemektedir.

SİSTEMDEKİ FİŞLEME UYGULAMASI VE İLKOKUL ÇAĞINA İNİŞİ

İstanbul’un Çekmeköy ve Üsküdar ilçelerinde başlayan uygulama hızla diğer illere yayılmıştır. İlçe milli eğitim müdürlükleri okullardan psikolojik veya psikiyatrik tedavi gören 6 ila 18 yaş arası öğrencilerin listesini acil olarak istemiştir. Bu talep sonrası birçok okul müdürü velileri arayarak bilgi vermiştir. Özellikle 6 yaşındaki birinci sınıf öğrencileri bile bu listelere dahil edilmiştir.

Boşanma sürecinde psikoloğa giden bir çocuğun adı listeye eklenmiş ve ailesi kariyer etkisinden endişe duymuştur. Çocuk ileride komutan olmak istediğini belirtirken bu fişlemenin MSÜ girişini engelleyebileceği düşünülmektedir. Uygulamanın resmi bir emir olmadan yerel düzeyde başlatıldığı belirtilmiştir.

Listelerin hazırlanması sırasında rehberlik birimlerinin yetersizliği büyük bir sorun olarak ortaya çıkmıştır. Türkiye genelinde 74 bin okulun yaklaşık 30 bininde Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi bulunmamaktadır. İlkokullarda 300 öğrenci şartı aranırken norm kadro eksiklikleri devam etmektedir. Bu durum öğrencilerin ihtiyaçlarının karşılanmasını zorlaştırmaktadır. Uzmanlar bu fişlemenin çocukları potansiyel katil adayı gibi göstermenin yanlış olduğunu vurgulamaktadır. Uygulama sonrası veliler çocuklarının sicilinin bozulmasından endişe duymaktadır. Genel olarak sistemdeki işgüzarlık yerel yetkililerin inisiyatifine bırakılmıştır.

ÖĞRETMEN CİNAYETLERİ VE UYGULAMANIN TETİKLENMESİ

Fatma Nur Çelik öğretmenin 17 yaşındaki bir öğrenci tarafından katledilmesi ülke genelinde büyük üzüntü yaratmıştır. Bu olay sonrası sözde eğitimciler hızla harekete geçerek listeleme sürecini başlatmıştır. Ancak benzer cinayetler geçmişte de yaşanmıştır. Okul müdürü İbrahim Oktugan’ın öldürülmesi ve akademisyen Ceren Damar’ın kopya uyarısı nedeniyle hayatını kaybetmesi unutulmamıştır.

Eğitim kurumlarındaki güvenlik zafiyetleri uzun yıllardır alarm vermektedir. Bu cinayetler sonrası fişleme uygulaması hız kazanmış ve küçük yaşlara inmiştir. Toplumun tepkisiyle birlikte yetkililer tedbir alma yoluna gitmiştir.

Cinayet olayları eğitim sistemindeki derin sorunları gözler önüne sermiştir. Psikolojik tedavi gören öğrencilerin erken tespiti amaçlansa da uygulama yanlış sonuçlar doğurmaktadır. Veliler çocuklarının ilaç kullanımı nedeniyle fişlendiğini öğrenmiştir. Bu süreçte hiçbir resmi emir verilmediği ve yerel işgüzarlıkların devreye girdiği belirtilmiştir. MEB’in bu konuda haberi olmadığı açıklanmıştır. Uygulama sonrası çocuklar katil adayı muamelesi görmeye başlamıştır. Genel olarak cinayetler bahane edilerek fişleme genişletilmiştir.

UZMAN UYARILARI VE EĞİTİM SİSTEMİNDEKİ EKSİKLİKLER

Türk PDR Derneği ve Eğitim Gücü Sen Genel Başkanı Oğuz Özat bu fişlemenin çocuklara zarar verdiğini vurgulamıştır. Bazı illerde vali ve kaymakamların işgüzarlık yaptığı ve bilgilerin toplandığı belirtilmiştir. Rehber öğretmen eksikliğinin temel sorun olduğu ifade edilmiştir. Okullarda ikinci PDR öğretmeni için 500 öğrenci şartı aranırken bu sayı aşılamamaktadır. Uzman Eğitimci Ali Taştan ise hareketli çocukların RAM’a gönderilerek ilaçlandırıldığını açıklamıştır. Dikkat eksikliği tanılarıyla çocuklar kuzu gibi oturtulmaktadır. Bu uygulamalar ekran bağımlılığı ve sınav kaygısı gibi sorunları göz ardı etmektedir.

MEB’in güvenlik cihazı alımı yerine Türkiye Maarif Vakfı’na 28 milyar TL ve Milli Eğitim Akademisi’ne 4,9 milyar TL aktardığı eleştirilmektedir. 30 bin okulda rehber öğretmen yokken bu harcamalar dikkat çekmektedir. Çocuklara katil adayı muamelesi yapılması çözümü engellemektedir.

Uzmanlar fişlemenin yerine destek birimlerinin artırılmasını önermektedir. Veliler çocuklarının sicilinin bozulmasından korkmaktadır. Genel olarak eğitimdeki öncelikler yeniden değerlendirilmelidir. Bu eksiklikler genç nesillerin geleceğini riske atmaktadır.

Başa dön tuşu